Abdullah b. Hubeyb anlatıyor: Yağmurlu, zifiri karanlık bir gece Peygamberimizi arıyormuşuz. Onu bulunca bana “Söyle” demiş. “Ne söyleyeyim?” diye sormuşum. “Akşam ve sabah İhlâs, Felak ve Nâs'ı üçer kez oku, bunlar sana her şeye karşı yeter” demiş. (Ebû Dâvûd 5082)
Hz. Osman'ın anlattığına göre, sabah ve akşam üç kez “Bismillâhillezî lâ yedurru” diyene ansızın bir bela gelmezmiş. Hadisi aktaran oğlu Ebân bir gün felç geçirmiş. Ona bakanlara “Hadis anlattığım gibidir, ama o gün bu duayı okumayı unutmuştum” demiş. (Ebû Dâvûd 5088, Tirmizî 3388)
Evden çıkarken “Bismillâhi tevekkeltü alallâh” diyen kişiye “Doğru yolu buldun, sana yetildi, korundun” denildiği nakledilir. (Ebû Dâvûd 5095)
Sabah ayakkabılarını giyerken, akşam kapıyı açarken dinlemek kolay bir alışkanlık olur.
Kaynak: Ebû Dâvûd, 5082 · Rivayet: Abdullah b. Hubeyb
Bakara 255
255ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلْحَىُّ ٱلْقَيُّومُ ۚ لَا تَأْخُذُهُۥ سِنَةٌۭ وَلَا نَوْمٌۭ ۚ لَّهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ۗ مَن ذَا ٱلَّذِى يَشْفَعُ عِندَهُۥٓ إِلَّا بِإِذْنِهِۦ ۚ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ ۖ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَىْءٍۢ مِّنْ عِلْمِهِۦٓ إِلَّا بِمَا شَآءَ ۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ ۖ وَلَا يَـُٔودُهُۥ حِفْظُهُمَا ۚ وَهُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْعَظِيمُ
Allahü la ilahe illa hüvel hayyül kayyum la te’huzühu sinetüv vela nevm lehu ma fis semavati ve ma fil ard men zellezı yeşfeu ındehu illa bi iznih ya’lemü ma beyne eydıhim ve ma halfehüm ve la yühıytune bi şey’im min ılmihı illa bi ma şa vesia kürsiyyühüs semavati vel ard ve la yeudühu hıfzuhüma ve hüvel alıyyül azıym
Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. O daima diridir (hayydır), bütün varlığın idaresini yürüten (kayyum)dir. O'nu ne gaflet basar, ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmadan huzurunda şefaat edecek olan kimdir? O, kullarının önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini bilir. Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiç bir şey kavrayamazlar. O'nun kürsisi, bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır. Onların her ikisini de görüp gözetmek O'na bir ağırlık vermez. O çok yücedir, çok büyüktür.
3 kereİhlas Suresi
Sûreyi oku
3 kereFelak Suresi
Sûreyi oku
3 kereNas Suresi
Sûreyi oku
3 kereبِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
Bismillâhillezî lâ yedurru ma'a'smihî şey'ün fi'l-ardı ve lâ fi's-semâi ve hüve's-semî'u'l-alîm
Adı anıldığında yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremediği Allah’ın adıyla. O işitendir, bilendir.
Kaynak: Ebû Dâvûd, 5088 · Rivayet: Osman b. Affân
3 kereأَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ
Eûzü bi-kelimâtillâhi't-tâmmâti min şerri mâ halak
Yarattıklarının şerrinden Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.
Kaynak: Müslim, Zikir, 54 · Rivayet: Havle bint Hakîm
أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّةِ مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ وَهَامَّةٍ وَمِنْ كُلِّ عَيْنٍ لَامَّةٍ
Eûzü bi-kelimâtillâhi't-tâmmeti min külli şeytânin ve hâmmetin ve min külli aynin lâmmeh
Her şeytandan, zarar veren her canlıdan ve kem gözden Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.
Kaynak: Buhârî, Ahâdîsü’l-Enbiyâ, 10 · Rivayet: Abdullah b. Abbâs
بِسْمِ اللَّهِ تَوَكَّلْتُ عَلَى اللَّهِ، لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ
Bismillâhi tevekkeltü alallâh, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh
Allah’ın adıyla. Allah’a dayandım. Güç ve kuvvet yalnız Allah’tandır.
Kaynak: Ebû Dâvûd, 5095 · Rivayet: Enes b. Mâlik
Arapça metin Tanzil Projesi'nden alındı (tanzil.net, CC BY 3.0). Meal Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'ındır. Türkçe okunuş açık bir derlemeden alınıp düzenlendi, yaklaşık gösterir. Doğru telaffuz için dinlemek gerekir.